Prof. Dr. Ali Demirsoy
1945 yılında, Yuva (Gerüşla)- Kemaliye (Eğin)/Erzincan köyünde çiftçi-sanatkar Mehmet Sadık Demirsoy'un oğlu olarak dünyaya geldi. 1956 yılında, köyündeki ilkokulu, 1959'da Kemaliye'deki ortaokulu, 1962'de Ankara Gazi Lisesi'ni, 1966'da Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Tabii İlimler Bölümü'nü bitirdi. Petrol aramada staj yaptı. 1966 yılında Atatürk Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü'ne asistan oldu. 1971 yılında Erzurum ve civarı vilayetlerin Orthoptera Faunası adlı tezle doktor oldu. Aynı yıl DAAD'den aldığı bir bursla Almanya'da lisan okuluna devam etti. Daha sonra Humboldt bursunu kazanarak Hamburg Üniversitesi'nde, Paris ve Londra'daki araştırma enstitülerinde çalıştı. Türkiye'nin Caelifera Faunasının taksonomik incelemesi adlı tezle 1974 yılında Habilitasyonunu yaptı. Yine bu süre içerisinde Birleşmiş Milletler'in finanse ettiği bir derin deniz araştırmasına katılarak Kuzey Kutbu ve Grönland'da, İzlanda civarında, oseonografik, yavru balık ve deniz akımlarını inceleyen bir bilimsel araştırmaya aktif olarak katıldı. 1984 yılında Alexander von Humboldt bursunu tekrar alarak, Hamburg Üniversitesi Zooloji Enstitüsü'nde Türkiye Faunası ile ilgili araştırmalarına devam etti. 1978 yılında Hacettepe Üniversitesi'ne atandı. 1980-1981 yıllarında Zooloji Bölüm Başkanlığı, 1981-1982 yılları arasında da Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Dekanlığı yaptı. 1982 yılından beri Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü'nde öğretim üyesi olarak çalışmaktadır. Ders kitaba, araştırma, deneme ve bilimsel roman tarzı çok sayıda kitabı vardır. Türkiye faunasının yanısıra, çevre, biyolojik çeşitlilik ve biyoloji eğitimi ile ilgili çalışmaları ve girişimleri vardır.
Karagöz-Hacivat devam ediyor…
19 Mayıs 2012
Birkaç yıldır sinsi sinsi devam eden, Danıştay kararı ile su yüzüne çıkan Meslek Okulları katsayı sorunu, basit bir hesaplama tartışması mıdır, yoksa rejim üzerinde planlanan bir oyunun parçası mıdır?
Kurbanın Kurbanı Olanlar
19 Mayıs 2012
Kurban bayramı geldi, her zamanki gibi çeşitli görüş ve tartışmalar da gündeme düştü.
Acaba kurban kesme niye çıktı, bu hale niye geldi?
Evrim Tartışması
19 Mayıs 2012
Doğanın işletim sistemini anlayabilmek için gerekli olan bilimleri (astronomi, fizik, kimya, jeoloji ve biyoloji) yeterince bilemeyenlerin evrim mekanizmasını tartışmaya girişmeleri, tek bir kelime bilmedikleri bir dilde roman yazmaya benzer.
Yedinci Katı Arayan Adamlar
19 Mayıs 2012
Yaşam tekdüzelikten arındırıldığı zaman zenginleşir. Ancak bunu çok az insan başarabiliyor. Bu yazıyı okuyacak zamanınız olursa, belki kendi yaşamımızı bir daha gözden geçirme fırsatını bulabilirsiniz; belki de bu yazıyı çocuklarınıza okutarak onların farklı bir pencereden bakmasını sağlayabilirsiniz.
Lavoisier’i tanıyın, geleceğinizi ona göre kurgulayın
19 Mayıs 2012
Birçok dünya ülkesi gibi bizim ülkemizde de çok kısa zaman diliminde önemli sosyal çıkmazlar gündeme (gelmiştir) gelecektir. Bunun bir kader değil, çok kötü bir tezgâh ve bir akılsızlık sonucu olduğunu anlayabilmemiz için bu yazıyı okumanızı öneririm.
Anadolu’nun doğusu hiçbir zaman kalkınamayacaktır
19 Mayıs 2012
Türkiye’nin sorunları bir iki sayfayla anlatılabilecek ve çözümlenebilecek gibi olmaktan çıkmıştır. Yazmış olduğum bu sunum belki de bugüne kadar çeşitli yönleriyle ele alınmış en kapsamlı “Doğu Raporu’dur.
Evrim Teorisi Uygarlaşmak İçin Neden Gereklidir?
19 Mayıs 2012
Bir millet uyuyorsa uyandırmak kolaydır
Uyumuyor da uyuyor gibi yapıyorsa ne yaparsanız nafile, uyandıramazsınız (İndra Ghandi)
Akıllı Tasarım -Evrimsel Tasarım
19 Mayıs 2012
Sunus yazisi
Sevgili Kardesim
Herkesin agzindan düsmeyen, sömürgeci ülkelerin stratejisi haline gelen “Akilli Tasarim” ve onun isbirlikçilerinin gizli yüzünü ögrenmek isterseniz bu yaziyi dikkatle okuyunuz. Evrensel düsünebilme gelecegin insaninin en önemli özelligi olacaktir. Gelin bir yerden birlikte baslayalim…
YAZARLAR
Seçme Haber
| Dur Yolcu...! |
|
| Devamı... |


Bilmeden gelip bastığın bu toprak, Darbecilerin ancak otuz –otuz beş sene sonra yargılanabildiği yerdir... Üstelik darbenin bütün kurumları sapa sağlam ayakta iken... Sadece ölüme üç günü kalmış iki ihtiyarın yargı önüne çıkarıldığı yerdir...
